Sayfalar

26 Şubat 2026 Perşembe

Her Şey Gözlerde Ölür

İhtiras ölür,
ölür cam gözlerde,
damla damla düşerse toprağa
yahut bir beden üstüne
muğlak düşünceler taşırsa,
tanımlamalar uzaksa,
saat çok geçkinse 
Özlem ölür,
ölür mozaik gözlerde
candan ve kandan
görmek istediğin flu ise 
parçalar birleşmezse
soyut, somuttan beslenirse
Hüzün ölür,
ölür buğulu gözlerde
kavuşma mesafelerinde
dizler bitmeyen yol için
paslı çarklara dönüşmüşse
kırılır dilenen hüzün için
Yokluk ölür,
ölür kof gözlerde
tepkisiz görünümler,
boşluk için elverişliyse
buna kapılmalı insan,
hissiz devinimsizliğe.
Yaşam ölür,
ölür yeşil gözlerde,
her şey için
hiçbir şey kabulse
yeşerten toprak  
kavrulmak için
içkince aşklar beslemişse,
ölüm tek gerçekse
ölüm de ölür gözlerde.

12 Şubat 2026 Perşembe

Yitik Şair

Büyük gece gitmiş, karanlığı da
ve açık yüreği yalınlıkla dökülürken,
kapalıydı nice insan, renksizlikle renklenmiş,
birisi flu iken.
Hisleri yekpare peydahlanmamış bir tanrı şair vardı.
yazılar için yaşayan ve ölümü bilmeyen.
Yürüdüğünde üzerinde kavurucu sıcağıyla,
bastığı toprakta yeşili soldurmak istemeyen.

Melankolinin çeperinde bir yankı ezeli,
oysa o hiç bilmezdi onun için hislerini,
istençleri varlığını tahrip etmişti şairin,
acılarında yorgun şafağın, ruhunun.
Güneşi hiç canlanmıyor, havayı da soluyamıyor.
tanıyamıyor dünyası şairi, oysa bir zamanlar
gözlerini çevirmesi yeterdi.

Dudaklarında denizinin tuzu,
damağında hissetmiyor tadını,
yazgısına daima razıydı, ölü denizinin.
Onu hiçbir zaman göremeyeceği gibi.