Sayfalar

11 Ağustos 2026 Salı

-

Eyleme dökülemeyen kelimelerin
tezahüründe kayıp belleğim.
Bir arayış neticesinde rasgeldim.
Yitik yılların katranında demlendim.

Şimdi yoksunluk dizelerinden,
sadece arta kalan anılarımdır,
nice görsel şölenlerinde,
keyiflerce çayırlarında dolaştım.

Düşüncelerin sükut tahlilinde,
ağzı öpülesi ise huzur,
insan kanıp uymalı buna,
dudaklardan damlayan baldıran dahi olsa...

3 Temmuz 2026 Cuma

Can'sız

Özün özden başka kimsesi yoktur der
şair, özden yoksun.
Pınarlarında gezerdi oysa kimi zaman
el yordamıyla arardı kimliğini.

Yarınlar bugün için bile uzak,
yoldan geçen hangi yüze takılsa,
çelme içindedir gözleri, yüksünür
bir umut için Pavese'den demlenirdi.

Ufka ne zaman baksa,
yüzü gülerdi yaşamın şafağında
puslu havada tan ağarırken,
yaşam tenindeki nem gibi 
ya da güneş gibi 
bir var olan, bir yok olan.

Renksiz günlerin devran denizinde,
Gecesi de solgunlaşırsa şairin,
Renkli tabiatlardayken nicedir,
Seyrelen zamanın içinde
Ölü yüzleri gördüğünde
Bilir miydi kendisi gibi sanılan gözler için
yozlaştığını, kalbinin?

22 Haziran 2026 Pazartesi

-

Onunla aramda azalan uzaklık değil,
bir zamandı çağ ötelerinden,
kifayetsiz düsturların aşklarında bir tını,
esirgeyen bu kulaklarımdaki,
bir sesin rüzgarında "sonlu" diyarının.

Ben derim ki kıyılarda dinlenir,
bir sezgi yeli eser tenime,
dalgaların hırçın sinesine nasıl
ama nasıl çekilirse yüreğim,
yok olan ve
tekrar dolan bir havza gibi  
taşar duygu sellerim.

İçimin gözyaşları gizli bir deniz,
kuruyacağını bilir düş,
bilinçsizce aksa da
artık canı kesiktir,
çünkü bilirsin;
solmaya yüz tutmuşlar için,
ölmek yeğdir.

11 Haziran 2026 Perşembe

Zehir

Zehir
nasıl organizma için öldürücü bir maddeyse,
zehir,
kelimelerden saçan şarapnel parçaları gibiyse,
zehir,
damarlarımda peydah olmak için,
yeni yollar sürmek isteyen can alıcı yolcuysa,
zehir,
zerklerin sebeplerine karışmış nedenlerse,
zehir,
içimden dışarı çıkarmak istiyorsa seni,
Zehirdir bilinen içimdeki.

Delicesine tutulup bir yandan da atmaya çalıştığım,
aradığım ve belki de taşıdığım,
dudaklarımda alaycı bir gülümseme,
zehrinin can veren büyüsünde,
canımın aradığı bir ses miydi panzehir,
ya da dudaklarımda çırpınan bir yaban çiçeği?

1 Nisan 2026 Çarşamba

Ayn

Mutlak bakışın ertesinde,
hiç istemedim,
onları görmemeyi,
dile getiremedim,
kapandı ihtişamın tortusunda
buğulu gözlerim.
Bir kıvılcım olsa idi,
razıydım yanmaya,
ateşinde gözlerinin.

19 Mart 2026 Perşembe

B.T İthafen

Güzeldin,
güzeldin ama başka dünyadaydın,
yabanıl otların içinde,
kapana kısılmış bir çiçek,
gönül derelerinde bir balık,
belki de ufkun içinde birlik dileklerin.

Safi merhametin, bilmediğin,
masumluğun keskin bir sızı
yüreğimde nihai yankısı
ve belki de vicdanımın zaafı.

Görüyorum seni,
daha büyüyeceksin çocuğum,
güzelliğin güneşlerce açılacak,
daha yeşereceksin çocuğum,
dünya gözlerinde görünecek.

Her zaman aklımda kalacaksın,
yitirilmemişçesine saklı,
düşlediğim ne ise senin için,
düşleyemediklerim bana küfredecek,
çünkü sen de yeşildin,
benim hiçbir zaman yeşertemeyeceğim...

5 Mart 2026 Perşembe

Yeşil Tanrı

Yanlış olanakların üzerindeydi düşünceler,
bilmiyordum kanın ve hissin akacağı yeri,
seçeneksizlik kalbe aitse şayet,
sen benim ihtirasımın yüceliğinde yıllarca beklettiğim
ve bekleyen sen.

Sabahlarım epeydir güncelerden uzak,
yine çıkacağım insanlar içine,
içkinsiz bakınmaya, yüzlerine,
aramak seni ve belki de senin gibi olanlar için,
yaşayacağım elbet, yaşatacağım ukdemi. 

Bilmiyordun bir zamanlar sessiz çocuğu,
ortaya çıkaran kendi içinden,
bir kadın, yeşillerin efendisi,
Bilmiyordu,
yeşertti beni uzun yılların kuraklığından,
şimdi o kuraklık, hiç olmamış gibi.
Bilmiyordu,
uyandırdı beni uzun yılların yalnızlığından,
Şimdi o yalnızlık, hiç olmamış gibi.