Sayfalar

3 Nisan 2025 Perşembe

Benzenilen

Nedir o kuytu da bulduğun cevher,
sanki insanların hiç görmediği?

Artık kaybetmek istemiyorsun onları,
bu cümlelerden gelen ne saçmalık varsa,
akan neyse o ellerinden,
beyazın içine giremiyorsa siyah,
siyahtır ona benzemeye çalışan,
belki de bir aynaya bakan ayna,
yansır mı o koyu zamana?

Zamandır onu eskiten,
belki de kendine benzeten...


                                                                        07.11.2024

29 Mart 2025 Cumartesi

Arbede

Gün ışığının evine girmiş olduğu gibi,
kalbinin içine kimler girdi de,
nedir bu kargaşa?

Boğuşmanın sırası değil yalnızca,
mütalaa etmen gereken zannın değil,
dünya ve yaşam kınında biriktirdiğindir,
yollarca bulduğun,
düzinelerce cebinde biriktirdiğin,
bozukluklar değil,
hayal kırıklıkları hiç değil,
hele bir düşten arta kalan umut taneleri hiç değil.
Hep acı öykülerdir;
belleğinde kalacak olan.

Silkelenip ayağa kalkana değin,
darbeye mağlup gelen bedenin değil,
aklında üst üste istiflediklerin pejmürde,
senin ikonikleştirdiğin melankoli,
yaratmış olduğun bir sanrıydı süregelen,
bu uğurda keskinleştiren.

Şimdi biliyorsun sahilden gelen tınıyı,
yahut acısında biriktirdiğin o çınarı,
O sana hiç yüz çevirmedi,
sen ellerinle kestin dallarını.

Kendini oyuk olarak bahşettiğin o tanrı,
seni terk etti sonsuza dek,
sen dip görüntüsünde aradın paldır küldür,
karanlığında bir illüzyonun,
seni sineye çeken,
sen ise bir nocturnal ayyaş,
ışıkla böldün ikiye, aradın yanlışı...


                                                                                               07.11.2024

20 Mart 2025 Perşembe

Bir Kişi Hariç Kim(s)esiz

Tahayyül ettiğin o görüntü,
artık dibe ulaştı,
içindeki deniz, hafifliği kaldıramadı.
İki ruh hiçbir zaman gerçekleştiremeyeceği
o yüce ihtirası bir hiç uğruna besledi.

Sürekli yankılanan bir ses gibi,
ıssızlığın ortasındaki suspusun 
etinin, olanca kanının,
daha da derine indiği...
Bakışların habis ertesinde,
hep,
uyanmış olmayı dilediğin gözlerin,
ölmüş olmayı dilediğin bedenin,
içimdeki denizi kumla doldurdu.
Şimdi kabullendiğin yazgı, yaşatacağındır,
elimden gelmeyen, kalbur zamanın
tamiri mümkün olmayan kırık çarklarındadır.

7 Mart 2025 Cuma

06/11/2024

Her geceyi benliği edinen,
ve kendini ayyuka çıkaran bu sevgi,
Rüzgarda savrulan yel gibi,
Sıcaktan kavrulan yer yüzü gibi,
Artık ne kavruluyorsun 
ne de serinliyorsun tenimde.
O his,
benim göremediğim ihtişam.
Tam sana sarılırken,
Neydi o kopan içinden?
Niçin söndün böyle yüreğimde?

26 Şubat 2025 Çarşamba

Yaşlanışımın Miti

Ne mitiktir bu uğur,
Medusa'nın gözlerinde değil,
yeryüzündeki insanların bastığı toprak,
bin Gaia'dan ileri gelen can,
Medusa'nın değil,
Afrodit'in gözlerindeymiş taşlaşan yürek.

Hangi derede yıkanır o usul çocuk,
ya da fısıldar kulağına bir kuğu,
engin kıyılar gibi açılan gözleri,
kapanıverir bir prensin yenik kalbine.

Icarus gibi yücelir mi göğe insan,
bu uğurda erir mi umudu yahut,
bir babanın gözleri ararcasına,
bakar mı yansıyan, o koyu suya?

Oluşmaz ise şayet; hiçbir zaman
hissedemeyeceğin o bağ mıdır,
seni yenilgilere uğratan?
Belki de bir kraldır oğlu için yalvaran.

Tanrı da insan da birdir onu yapan,
biri yaratan,
biri ağlayan.
Heraklitos'un deresinde yıkandıklarında,
Bir döngüdür o, asla son bulmayan.

18 Şubat 2025 Salı

18/09/2024

Yazacak kelimelerin yoksa şayet,
düşünceye ve
aklın kıyısında duran çarpık cümlelere binaen 
Bir kağıda değil,
kusmalısın bir nesneye.

Çünkü kimse bilmez ki senin içindekilerin,
ne halta erecekse bu uğraş verdiğin mütalaa,
bir meridyen gibi çevreledi kalbini,
o ulvi, 
bilmiyorsun.

Sen yine de keskinleş bu beden denen kında
Bir koyun zümrüt suları nasıl kıyıya vuruyorsa,
Bir kıvılcım nasıl bir ateşe dönüşüyorsa,
Sen de müsterih olacaksın bu uğurda.

3 Şubat 2025 Pazartesi

30/07/2024

Bir hayalin ihtişamıyla yaşıyorsa insan,
sıcak düşlerin ardından ve
kaybını kabullenmiş yarınlardan
Sonuçsuz savaşlardan ve
eksik kalan yarımlardan,
bir bütün yaratmaya çalışıyorsa,
ancak bir başınalıktır onu sarmalayan.

Eşelemek artık o gönül defterini,
yapraklarını yırtmaya kıyamayan,
kör bir kimsedir her defasında,
o ulvi sayfayı atlayan 
ve tekrar başa saran 
bu aklın mütalaasında,
bir fiyaskoya imza atan.

İki keşmekeş ortasında,
çapraz ateşte kalan,
Kendini yanılgılarla yenileyen,
o insanoğludur,
hiçbir zaman girdaptan kaçamayan.