Gün ışığının evine girmiş olduğu gibi,
kalbinin içine kimler girdi de,
nedir bu kargaşa?
Boğuşmanın sırası değil yalnızca,
mütalaa etmen gereken zannın değil,
dünya ve yaşam kınında biriktirdiğindir,
yollarca bulduğun,
düzinelerce cebinde biriktirdiğin,
bozukluklar değil,
hayal kırıklıkları hiç değil,
hele bir düşten arta kalan umut taneleri hiç değil.
Hep acı öykülerdir;
belleğinde kalacak olan.
Silkelenip ayağa kalkana değin,
darbeye mağlup gelen bedenin değil,
aklında üst üste istiflediklerin pejmürde,
senin ikonikleştirdiğin melankoli,
yaratmış olduğun bir sanrıydı süregelen,
bu uğurda keskinleştiren.
Şimdi biliyorsun sahilden gelen tınıyı,
yahut acısında biriktirdiğin o çınarı,
O sana hiç yüz çevirmedi,
sen ellerinle kestin dallarını.
Kendini oyuk olarak bahşettiğin o tanrı,
seni terk etti sonsuza dek,
sen dip görüntüsünde aradın paldır küldür,
karanlığında bir illüzyonun,
seni sineye çeken,
sen ise bir nocturnal ayyaş,
ışıkla böldün ikiye, aradın yanlışı...
07.11.2024